Menü

Zeki Müren’den Hüzünlü Şiirler

BİDAKKA

Görmeyen gözlerimin bebeği, Beynim kararıyor seninle.

Bak, bidakka beni dinle!

Tezek koksa saçların,

Sütüme ağı katsan.

Ne olur

Ne olur yanımda yatsan?

Terim terine karışır düşümde,

Sensiz döşeklerde sana sarılırım.

Gelirsen ölürüm ölürümde,

Kaçarsan vallahi darılırım.

CENNETTE DÜĞÜN VARDI

Cennette düğün vardı

Bitmeyen bekârlığımın ütüsüz giysileriyle gittim

Melekler senfoni çalıyordu

Dede Efendi Sırat Köprüsü’nde namazda

Şevki Bey soluk benziyle kül kül

Sadullah Ağa Mihriban’a yanıyordu

Hâlâ,

Eski bir rüyada.

Bağrım pembe yağmurlara açıktı

Yitirdiğim dünyada da iliklemezdim ki.

Cennette düğün vardı

Gelin ağlıyordu telleri boyunca yol yol

Güveyin neşesi terli bıyıklarında çiğ

O bitmeyen melodi kahrediyordu

Genç Osman’a rastladım

Başını avcuna almıştı

Peşimde bilmediğim kişiler

Siyah şarap vardı kadehlerinde.

Onlara şarkı söyledim

Re minör sol majör.

Kaybettiklerimi dedim tek tek

Anlamadılar

Aşkımı yitirdim dedim

Baktılar.

Cennette düğün vardı

Güvey ağlıyordu kendi boyunca iz iz

Gelin oynuyordu kınasız elleriyle

Huriler kızgın saçta raksediyordu

Fa minör re majör

Cennette düğün vardı

Ben de vardım orada.

Vardım

Vardınız

Vardılar.

Yokum

Yokuz

Yoklar.

O GÜN

Hasret çökmüş takvim yapraklarına,

Altta ümit, üstte hüzün…

En tozlusu en karası içimde,

Senden ayrıldığım gün.

BİR ÖYKÜ Kİ…

Bir öykü ki Leylâsı, Mecnunu ben

Bir öykü ki Şirini, Ferhadı ben

Bir öykü ki Keremi, Aslısı ben

Bir öykü ki Arzusu, Kanberi ben

Bir öykü ki Gülü, Sitemkârı ben

Bir öykü ki yari ben, ağyarı ben

Öyküm kara

Uykum kara

Benliğim,

Uzaklara, uzaklara, uzaklara…

BİR PERŞEMBEDE

Sıcak ülkeler kişisi

Bağrında ısıt beni!

Annenden öğrendiğin yanık ninniler söyle nefesinle…

Yürümeyen ayaklarımla sana koşuyorum,

Rüzgarları arkada bırakarak

Korkulu bir rüyada…

Isıt sinende;

Ilık umutlarım sende..

Sen güneşin torunu,

Ben toprağın oğluyum.

Sorsana dedene kaderlerimizin eşliğini…

Geceleri sevmiyorum

Karanlık bürüyor her düşümü.

Bir perşembede beş imsak istiyorum.

Yeniden sende doğsam,

Sende ölsem diyorum…

KADERİM

Sıcacık bakışlarında ısınırım

llıcık gülüşlerin gevşetir içimi.

Gözlerin, anamın yoğurduğu hamurdaki samimiyet,

Aşkın, hıdıreiiez sabahı küpten çektiğim niyet.

Ütüsüz giysiler gibisin, derbeder.

Sen, güzde ümit, baharda keder.

Bulgur bulgur karda damıma yağan,

Nisanda bakracımı doldurduğum.

Kader koydum adını,

Kader.

Sitemin kuzey rüzgârlarında çığlık

Güneyin mandalinalarında esersin.

Anlayamıyorum

Bilemiyorum

Gönlüm seni sevdi mi dersin?

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.com/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-6-sayisi)

12.08.2017 22:19

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorum Yaz

Yorumlar