Menü

Türkiye Tanıtma Vakfı İş Başında

Türkiyeyi tanıtacak pop şarkıları seçiliyor. Türkiye Tanıtma Vakfının düzenleyeceği konserler ve yapılacak olan plak – kasette yer alacak son 20 yılın özgün hafif müzik besteleri için yapılan çalışmalar sürüyor. Seçim tamamlandıktan sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından seslendirilecek. Konseri Cumhurbaşkanımız Kenan Evren de dinleyecek. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın çıkacağı Avrupa turnesinde Türk Pop Müziği tanıtılacak. Türkiye Tanıtma Vakfı bu şarkıları seçmek üzere kurulacak danışma kurulunu toplama görevini organizatör – manejer Egemen Bostancıya verdi. Danışma Kurulunun kayda değer bulduğu şarkılar ve besteciler şunlar:

”Saman Yolu (Metin Bükay), Sultaniyegah (Ergüdar Yoldaş), Dağlar Dağlar (Barış Manço), Çoban Yıldızı (Melih Kibar), Beni Benimle Bırak (Cenk Taşkan), Ela Güne Karşı Yapayalnız (Mazhar Alanson), İspanyol Meyhanesi (Timur Selçuk), Ayrılanlar İçin (Timur Selçuk), Kördüğüm (Hümeyra), Diday Diday Day (Mazhar – Fuat – Özkan), Seninle Bir Dakika (Kemal Ebcioğlu), İşte Öyla Bir Şey (Malih Kibar), Kaybolan Yıllar (Sezen Aksu), Ali Paşa Ağıtı (Anonim), Melankoli (Ali Kocatepe), Leylim Ley (Zülfü Livaneli), Söyle Sazım (Fikrat Kızılok), Firuze ( Atilla Özdemiroğlu), Fabrika Kızı (Bora Ayanoğlu.)”

Televizyonda İngilizlerin sanat övünçleri olan Beatles’ın eserlerini seslendiren Londra Senfoni Orkestrası’nın ünlü film yıldızı Joan Collins sunuculuğundaki gösteriyi izleyen Modern Folk Üçlüsü’nün elemanlarından Selami Karaibrahimgil’in teklifiyle bu işe girişen Türkiye Tanıtma Vakfı kamuoyunda hayli hafife alınıyor. Neden mi? Geçen yıllarda adeta bir milli onur savaşına döndürdüğümüz Eurovision Şarkı Yarışmasına katılan pop şarkıcılarımıza doğru dürüst destek göstermeyen vakfın şimdi durduk yerde Türk Pop Müziği’ni tanıtmak için kesenin ağzını açması yüzünden. Son olarak Mazhar – Fuat – Özkan üçlüsünün temsil ettiği Eurovision Şarkı Yarışmasında TRTye 4.5 milyon lira yardım yapan Türk Tanıtma Vakfının bu jesti devede kulak gibi kaldı yurt dışı harcamalarında. Tanıtma plaklarını yapan Yeşil Giresunlu Vakıftan hâlâ parasını alamadığını söylerken geçen yılki temsilcilerimiz Mazhar – Fuat – Özkanın diğer rakipleri arasında reklam yapma açısından nasıl aciz kaldıklarını kendi ağızlarından bir kez daha hatırlatalım.

– “Bütün ülkeler son derece ticari olan yarışma için kolları sıvamışlardı. Herkes sadece ekrandaki üç dakikalık reklamı değil basın yoluyla da ülkesinden söz ettirmek istiyor, müziğini satmak için her türlü reklama başvuruyordu. Türkiye Tanıtma Vakfı’nın yardımıyla hazırlanan 1500 plaktan İsveçe 100 – 200 tane geldi. Bütün plaklar daha Türkiyede iken eşe dosta dağıtılmıştı. Yarışmadan döndükten sonra bu işin böyle olmayacağını ilgililere anlattık. Daha sonra yazın Bodrumda festivale katıldığımızda bizim tanıtım plaklarını diskoteklerde çalınırken gördük. Bizde bile tanıtım plağı yoktu. İnşallah Türkiye Tanıtma Vakfı ve TRT bu yıl bütçelerinden daha fazla para ayırırlar ve ele güne karşı ”garip” kalmaz arkadaşlarımız. Adamlar orada peynir ekmek gibi plak – kaset poster dağıtıyorlar. Kokteyller, özel pavyonlar açıyorlar. Biz ise üç beş tane özel tanıtım dosyasıyla birlikte sadece plak dağıtarak iş yaptığımızı sanıyoruz. Reklam yapmak, müziğimizi dış piyasaya açmak için çok iyi bir pazar. Biz kendi şartlarımızı zorlayarak plağımızın beş Avrupa ülkesinde satışını sağladık ve şimdi yurt dışında döviz kazanıyoruz.”

Mazhar – Fuat – Özkan’ın iyi niyetli açıklamaları dileriz yeni bir Eurovision Şarkı Yarışması telaşına giren TRT’nin ve Türkiye Tanıtma Vakfı’nın bir kulağından girip diğer kulağından çıkmaz. Türk Pop Müziğini Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası gibi bir müzik librasının yorumlamasıyla tanıtmak mutlak güzel bir olay. Ama böyle yeni bir organizasyona girene kadar elimizdeki fırsatları daha mükemmel değerlendirmek şüphesiz daha akılcı, daha mantıklı… Ülkemiz açısından son derece değerli bir reklam fırsatı olan Eurovision Şarkı Yarışması’ndaki politik handikapları hiç olmazsa dört dörtlük reklamla kapatabiliriz. Hiç olmazsa Türkiye Tanıtma Vakfı’nın özel gecelerle sağladığı çarçur olmaz… Eğer vakfın üyeleri bir organizasyonu tek başına gerçekleştiremeyecek kadar güçsüzse müzik dünyasının başarılı yapımcılarından müzisyen – besteci Osman Bayşunun tek başına yapmaya çabaladığı gerçek müzik olayını örnek alsınlar…

TÜRK POP MÜZİĞİNE KARŞI TÜRK HALK MÜZİĞİ

Evet plak dünyasının ünlü yapımcılarından müzisyen – besteci Osman Bayşu’nun 1986da büyük olay yaratacağına inandığı müzik olayından söz etmek İstiyorum. Aslında bu haber proje henüz tasarım safhasında olduğu için çok erken ama başta Türkiye Tanıtma Vakfı olmak üzere bazı kuruluşlara örnek olması düşüncesiyle yazıverdim heyecanla. Osman Bayşu’nun yapmaya karar verdiği müzik olayı ise şu. Türk Halk Müziğinin en başarılı türkülerini gerçek çok sesli bir düzenleme ile 45 kişilik orkestra, saz grubuna çaldırtmak. Ve bu çok sesli yorumlanan ünlü türkülerimizi halk müziğinin zirvedeki seslerine yorumlatmak. Başta İbrahim Tatlıses olmak üzere, Belkıs Akkale, Bedia Akartürk, İzzet Altınmeşe, Kamil Sönmez, Ümit Tokcan, Necla Akben, Nuri Sesigüzel, Selahattin Alpay, Şakir Öner Günhan, Ali Rıza Gündoğdu, Hülya Süer, Özay Gönlüm, Faruk Tuncel gibi halk müziğimizin ünlü sesleri 45 kişilik müzisyen grubu önünde seslendirecek. Bu konuda ilk çalışmaları Arif Sağ ile başlatan Osman Bayşu’nun projesi aynı zamanda plak – kaset olarak kalmayacak henüz tespit edilmeyen yardım kuruluşu için bir konserle geniş kitlelere sunularak bağış toplanacak.

Aslında Osman Bayşu’dan alınacak çok ders var. Ne kadar içimizden olursa olsun özgünlüğü tartışılan pop şarkılarımızı senfonik bir düzenleme ile Avrupa’da tanıtmaya kalkana kadar yıllardır altın madalyalarla yurt dışında Türk Bayrağı’nı gururla dalgalandıran folklorcularımızdan ışık alarak otantik müziğimizi batının dinleyebileceği tarzda çalıp, söyletmek ve Türk Müziği’ni tanıtmak daha akılcı geliyor insana…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.com/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-9-sayisi/)

16.11.2017 02:12

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorum Yaz

Yorumlar