Menü

Leyla Alaton Aşkta Özgürmüş

Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri olan Alarko’nun varislerinden Leyla Alaton, aynı zamanda başarılı bir iş kadını… Büyük bir lüks içinde yaşıyor, ama en büyük lüksünün “aşkta özgürlük” olduğunu söylüyor…

Anası Mara Alaton…Babası İshak Aloton… Bu isimler akla hemen bir ortağı da Üzeyir Garih olan Alarko Holding’i getiriyor…Anlayacağınız dev bir holdingin varislerinden Leyla Alaton… Yaşı da 30… Yok yok, 29.5…

İsterseniz İstanbul gecelerinin ve iş dünyasının bu popüler kadınının dernekçilik yanından başlayalım söze… Çünkü genç Alaton tam 9 dernekte ya kurucu üye, ya yönetici ya da yalnızca üye. TÜSİAD’ın Güler Sabancı’dan Rotari’nin Yakut Özden Irmak’tan sonraki ikinci üyesi. GYİAD’ın ikinci başkanı Nötre Dame de Sionlular Derneği’nin kurucularından, HİD’in, Boğaziçi Soroptimistler’ın, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’ nın Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı’nın, Alarko istikbal Kulübü’nün en devamlı üyelerinden… Tüm bunların yanısıra Alarko’da halkla ilişkiler, inşaatlar grubu satış ve pazarlama ve kozmetik grubu müdürlükleri yapıyor… Bu arada birlikte olduğu bir sevgilisi, kokteyllere, yemeklere katılabileceği biraz da kendine bakabileceği zamanı var…a

Niye bunca dernek çalışması içine girdiniz?” diye sorduğumuzda “Benim işim bu” diyor ve anlatıyor;

Ben halkla ilişkilerciyim. Tüm bu dernek çalışmalarım işimin devamı, bağlantısı. Ekonomiyi, politikayı çevreyi birbirinden ayırmak olası mı? Dalyan’daki kaplumbağalar kıyı düzenlemesini getiriyor. Bu milyarlarca liralık yatırımların durmasını sağlamak, doğanın korunması,fabrikaların filtre takmaları,atıkları aramaları. Ben işimi inanç ve hizmet duyguları ile yapıyorum… İstanbul Festivali ve Eski Türk Evlerini Koruma Derneği’nin çalışmaları dahil olmak üzere bu dernekler için bütçem tam 500 milyon liradır. Bu zengin bir kızın hobisi, patronun kızının bütçesi değil. Bir yönetici olarak benim, yöneticilerimin, inancın bütçesidir.”

Derli toplu odasından, ilişkileri nasıl kotardığından, yöneticiliğinden soluk almadan sözediyor Leyla Alaton… Taşıdığı soyadının önüne açtığı kapıların bir de gençliğinin, güzelliğinin bilincinde… Ancak, güzel, hoş ve alımlı bir kadın olmak tüm hemcinsleri için önemli bir avantaj iken onun için gerçek bir dezavantaj olma özelliğini koruyor….

SİLİKONUN ESİRİ OLMAM”

Çünkü o, günü geldiğinde silikon ile kırışıklıklarını gerdirterek doğaya saygısızlık etmek istemiyor. Güzelliğini binlerinin hissettirmesi ona sıfır noktasından da öte negatif gelen bir olay. “Çünkü” diyor hızlı konuşmasını ve gözlerini açmasını sürdürerek; “Çok güzel, bakımlı, şık bir kadın gördüm mü, ben bile acaba bunun içeriğinde ne var? Dış görünümüne bu kadar çok zaman ve para ayırdığına göre bu ne biçim iş diyorum. Ben genelde erkeklerin katıldığı toplantılara girerken kadın olarak zaten farkediliyorum. Bunu yok etmek için de hemen işteki derinliğim hissettirmeye çalışıyorum. Karşımdaki erkek, eğer bana o gün hoş görünüyorsa bunu söylüyorum. Ama bir kadın olarak bana kompliman yapılmasından hoşlanmıyorum. Ayağımda etek var diye, iş arkadaşım benimle karısıyla ya da sevgilisiyle konuştuğu şeyleri konuşmamalı.”

Leyla Alaton, yaş olarak en verimli çağında öldüğüne inanıyor. Bu yüzden evliliği şimdilik uygulanması gereker planlardan biri olarak görmüyor.

Evlilik çok kutsal, uzun vadeli arkadaşlık. Büyük sorumluluk. İyice düşünülüp, imzalanması gereken bir kontrat. Bence insanlar bu kontratın altını çok kolay imzalıyorlar.”

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.com/shop/urun/pazar-ekspres-dergisinin-25-haziran-1990-tarihli-sayisi/)

09.08.2017 16:11

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorum Yaz

Yorumlar