Menü

Japon İşi Cumartesi Gecesi

Türk-Japon dostluğunun 100. yılı nedeniyle geçenlerde İmparator Highness’in eşi İmparatoriçe Naruhito’nun davetlisi olarak Japonya’daydı Semra Özal… Ama o ve yanındakiler, bu ülkenin sadece bir yanını görebildiler… Öte yanda ise hızlı gelişmenin getirdiği korkunç bir gece vardı.

Japon gençliği, dedeleri samuraylara, nineleri geyşalara benzemediğini kanıtlamak için her türlü çılgınlık içinde. Tokyo’nun diskoteklerinde sanki başka manyak bir gezegenden görüntülere her an rastlamak mümkün. Hele ki cumartesi akşamları…

Yarı çıplak teşhirci kızlar, metal giysiler içindeki eşcinsel erkekler… Güneş İmparatorluğunun geleceği bu gençliğe mi emanet?

Samurayların torunlarına bir şeyler değil, çok şeyler olmuş. Hele ki Tokyo’da, hele ki cumartesi gecelerinde, geleneklerine düşkün “Güneş’in Çocukları”, ülkeyi bu hale getiren büyüklerini utandıran manzaralar sergiliyorlar. Sabahlara kadar açık diskoteklerden punk saçları, yırtık blucinleri, göğüsleri tamamen açık dekolte giysileriyle sokaklara fırlayan çekik gözlü gençler, bilge yaşlıları öyle endişelendiriyor ki… Geçmişe tutkunun en büyük sembollerinden biri olan Geyşalık kurumu bile hızla çürümekte. Eskiden erkeklere sadece çay servisi yapan ve onlarla sohbet eden geyşalar, bugün göğüslerini açıkta bırakan garip giysilerle hizmetlerini yatak odasına kadar taşıyorlar.

Hafta içi ve gündüzleri ise manzara tamamen başka. Sokaklar karınca gibi sakin sakin işine giden insanlar, okul üniforması içinde öğrenciler, temiz giysili üniversitelilerle dolu… Ne var ki, cumartesi öğleden sonra üniformalar, temiz giysiler, kimonolar bir tarafa gizleniyor, süper mini etekler, heavy metal taklidi uzay giysileri, blucinler ortaya çıkıyor. Bütün bir gece kudurduktan sonra gençler pazar sabahı evlerine, sakladıkları giysileri yeniden üstlerine geçirerek en “masum” pozlarda dönüyorlar.

Güneş İmparatorluğundaki bu çarpık genç modeli, yepyeni bir meslek dalının doğmasına neden olmuş: Çocuklarının cumartesi gecesi ne halt işlediğini merak eden ebeveyinlere bilgi veren özel dedektiflik büroları. Bu kuruluşlar, yaklaşık 3 milyon lira karşılığında isteyen aileye çocuklarının cumartesi gecesi envanterini çıkarıyorlar.

Japon Hükümeti, gençliğin bu gidişinden son derece endişeli. Nitekim bakanlıklararası kurulan bir araştırma komisyonu, 574 sayfalık bir rapor hazırlamış. Sonuçlar kaygı verici. Japon gençliğinin büyük bir çoğunluğu egoist cimri, terbiyesiz ve saldırgan. Bugüne kadar çalışma disiplini, fedakarlık duygusu ve efendiliğiyle tanınmış bir toplum için bu rakamlar tabii ki korku sinyalleri.

Öte yandan gençlik arasında şiddet olaylarında da büyük bir artış söz konusu. Bir ay önce 8 lise öğrencisinin bir kız arkadaşlarını kaçırmaları ve 40 gün boyunca işkence ederek tecavüz etmeleri, bütün ülkeyi ayağa kaldırdı. Yaşlılar ve muhafazakarlar, Tokyo’nun manyaklıkları ve uyuşturucu tüketimiyle ünlü diskoteklerinin hemen kapatılmasını istiyor.

Bazı psikologlar, Japon gençliğindeki bu tepkiyi, bir ölçüde 68 yılı gençlik olaylarına benzetiyorlar ve yıllardır “Aile iyidir”, ”Vatan için çalışmak gerekir” gibi sloganlarla büyüyen bir neslin, babalarının pasif kabullenişini artık hazmedemediğini söylüyorlar…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.com/shop/urun/pazar-ekspres-dergisinin-17-haziran-1990-tarihli-sayisi/)

09.08.2017 15:12

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar