Menü

Emel Sayın Yeni Bir Evlilik Yolunda

Bir yıl önce bu sıralarda açılmıştı Emel Sayın’ın gönlünde yeni bir sayfa… Belki de üçüncü kez nikah masasına oturacağı erkek Amerikalı bir milyarder olan David Younes’di… Dillere destan oldular… Aşklarıyla, birbirlerine tutkularıyla… Bir masal aşkıydı onlarınki… Güzel başladı, ama biraz sıkıcı devam ediyor. Çünkü herkes ezberledi bu masalı. Ve her anlatılışında da biraz uzadığı için sıkıcı geliyor güzel sanatçının sevenlerine…

Evel zaman içinde kalbur saman içinde… Bundan bir yıl kadar evvel Türkiye’nin İstanbul şehrinde sarı saçlı, yeşil gözlü, dupduru beyaz tenli bir prenses yaşarmış… Bu güzel prensesi herkes tanır, herkes severmiş… Çok iyi kalpli olan bu prenses çevresindekilere de yardım etmeyi çok severmiş. Tek kötü huyu biraz fazla duygusal olmasıymış… Gönlünün prensini buluncaya kadar oldukça hayal kırıklıklarına uğramış… Bu zümrüt yeşili gözlü, sırma sarısı saçlı prensesin adı Emel Sayın’mış… Evet bundan yıllar önce beyaz atlı prensine rastladığını umarak ilk evliliğini yapmış Emel Sayın… İsmet Kasapoğlu’yla… Uzun süre mutlu bir evlilik sürmüş… Ne var ki sanat dünyasında giderek parlayan yıldızı yoğunlaşan işleri, çığ gibi büyüyen hayran sayısı bu evliliğin fazla uzun ömürlü olmasını sağlayamamış… Ayrılmış sonra bir kez daha denemişler yine olmamış. Ve çaresiz yine ayrılmışlar, belki de hâlâ birbirlerini sevdikleri halde… Bir süre iş yaşamında fırtınalı his yaşamında son derece sakin sürdürmüş yaşamını Emel Sayın. Daha sonra bu defa tamam diyerek bir başka prensle oturmuş nikah masasına… Selçuk Aslan’la… Aradaki yaş farkı bu evliliği de fazla uzun ömürlü kılmamış… Ve bu defa yeter artık demiş güzel gözlü prenses… Tövbe etmiş aşklara, evliliklere…

Peki burada bitiyor mu Emel Sayın’ın masalı? Tabii ki hayır… Emel Sayın bir kadın… Hem de güzel bir kadın… Duyguları, tutkuları, hem de güçlü tutkuları olan bir kadın…

Yıl 1984… Aralık ayının başı… Emel Sayın Birleşik Arap Emirlikleri’nden aldığı teklif üzerine 1 haftalığına yola çıkıyor… Bir dizi konser verecek… Gönlünün kapılarını herkese kapamış, sadece işi var gözünde… Ama dedik ya Emel Sayın tutkuları kuvvetli olan tam bir “Akrep” kadını… Konserleri sırasında Amerikalı bir milyarderle tanışıyor. İki karısından ayrılmış, üç erkek bir kız çocuğu olan 50 yaşlarında, 6 lisan bilen kültürlü ve zengin bir erkek David Younes… İlk görüşte vuruluyor Emel Sayın’a… Ve düşüyor peşine… Emel Sayın bir haftalık programındar sonra biri hafta daha kalıyor… 15 gün bitiminde dönüyor İstanbul’a… Kalbi kıpır kıpır bir süredir unuttuğu duyguları yeniden yeşermiş olarak. Artık evinin telefonu günde on kez çalmaya başlıyor. Kilometrelerce uzaktan David Younes, sırf sesini duyabilmek için Emel Sayın’ı arıyor… Emel Sayın kararsız tedirgir kuşkulu… Acaba bu defaki gerçekten gönlünün prensi mi? Yoksa bu da diğerleri gibi bir umut kırıklığının başlangıcı mı? Bir süre sonra arayı fazla uzatmadan İstanbul’a geliyor David Younes ve Hilton’a yerleşiyor. Gelir gelmez de muhteşem odasında Emel Sayın’ın şerefine bir davet veriyor. İlk evlenme teklifini orada yapıyor… Hemen arkasından bu defa Emel Sayın yılbaşı gecesi kendi evinde bir davet veriyor. Çok yakınları ve David Younes var bu davette… Gece Etiler Şamdan’da yanak yanağa diz dize devam ediyor… Emel Sayın belli belirsiz “evet” diyor o gece David Younes’e… O günden sonra konuyla ilgili kendisine yöneltilen sorulara ”galiba aşık oldum ama kararsızım” şeklinde yanıtlar veriyor yeşil gözlü sanatçı… Bu arada David Younes bir süre için İstanbul’dan ayrılıyor ve Şubat ayı sıralarında yeniden Emel Sayın’a kavuşuyor… Emel Sayın havaalanında… Hasretle bekliyor belki de aşık olduğu erkeği… O aralar Bebek Park Gazinosu’nda programı var. David Younes sevdiği kadını dinlemeye gidiyor… Gece Sheraton Oteli tepesinde diskotekte günün ilk ışıklarına değin sürüyor… 10 günün son gecesi Garden 74’de David Younes muhteşem bir davet veriyor Emel Sayın’ın şerefine…

Bu kez sevdiği adamın yanına gitme sırası Emel Sayın’da… Uzun çok uzun bir ayrılış bu Türkiye’den… Sevdiği adamla tam anlamıyla tanışma bir ön balayı özelliğini taşıyor… Evlilik haberleri geliyor o sıralarda Türkiye’ye… Ama hayır… Emel Sayın’ın Türkiye’ye gelir gelmez ilk işi yüzüksüz parmağını göstermek oluyor yine… ”Evlenmedim ama evlenebilirim” diyor…

Bir süre sonra yeniden gidiyor sevdiği adamın yanına… Londra’da nişanlanıyor. Oradan nişanlısıyla Abu Dhabi’ye gidiyor… Daha sonra Singapur, New York ve son durak David’in evinin bulunduğu Florida. Orada nişanlısının ailesiyle güzel bir tanışma, ısınma…

Türkiye’ye döndüğünde yanında David Younes yok… Geldik 1985 yılının Ekim ayına… David Younes Türkiye’ye geliyor… Emel Sayın yine havaalanında… Artık hep beraberler… Nereye giderlerse gitsinler hep birlikte el ele… Artık basından kaçıyor Emel Sayın… Neden? Kimbilir…

Acaba hayatının başlangıcından bu yana girdiği ilişkilerde olduğu gibi bu beraberliğin de bir masala dönüştüğü için mi? Belki… Önce nişanlılık masalı… Aylar sonra gerçekleşince bir evlilik masalı… Evet, bu bir masal… Emel Sayın’la David Younes’in evlilik masalı… Ta ki gerçekleşinceye, Emel Sayın, David Younes’le nikah masasına oturuncaya kadar masal olma özelliğini de koruyacak… Başladı, devam ediyor. Hani masallar nasıl bağlanır bilirsiniz. Beyaz atlı prens gelir prensesini kucakladığı gibi alır götürür… Onlar muratlarına ererler diğerlerine de kerevetlerine çıkmak düşer… Ve biz de bir an önce kerevete çıkmayı bekliyoruz…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.com/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-8-sayisi/)

06.11.2017 23:03

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorum Yaz

Yorumlar