Menü

Berrin Tuncel Sorularımızı Yanıtladı

  • Kış geldi daha sezonluk alışverişimi yapmadım, fahişe olsaydım yapardım”
  • Evlilik benim için yarımı bulma olayıdır”
  • Aşk aynı ağaçtan kopardığım değişik meyvalardır, her kopardığımı yiyemem”
  • Haklı yere dayak atmak veya haksızken dayak yemek sapıklık değildir.”
  • Sübyancılık bana doğal geliyor, uyum olduktan sonra yaş farkı kendiliğinden erir gider”

Evlilik hakkında ne düşünüyorsunuz Berrin Tuncel?

Evlilik benim için yarımı bulma olayıdır.”

– Sizin başınızdan da bir evlilik geçti. Paki neden ayrıldınız?

– “Ben aile baskıları nedeniyle kapı arkalarında gizlice, gelinlik giymeden evlenmiştim. Kocamdan ayrılmam tamamen benim hatamdır. Çünkü hamilelik dönemimde seks olayımız azalmış ve birbirimizi sadece ruh olarak tamamlamaya başlamıştık. Sonra evimize girip çıkan bir kız arkadaşımla birlikte yakaladım ve yıkıldım. Kocam da nihayet bir erkekti ve sekssiz geceler yaşıyordu, ortamı ben yarattığım için de sonunda ayrıldık. Sadece kızımız için tanışıyor oluyoruz şimdi.”

– Eşinizden sonraki ilişkileriniz ne durumda?

– “Kocamdan sonra sevgili ilişkilerine girmedim ve bu nedenle tam üç kez nişanlandım, yani hepsi evlilik içindi. Beni tamamlayacak erkek lazım, alyans takmayan adamla beraber olmam. Üstelik ikincisiyle öpüşmemiştim bile. Neden derseniz, dokuz yaşındaki kızımın geleceğini düşünürüm.”

– İmam nikahını nasıl karşılıyorsunuz?

– “Hah hah. Çok ters bir olay. Beni arayan ne tanınmış erkekler var, hepsini tersledim. Beni kimse imam nikahı ile kandıramaz, herşeyden önce kızım var benim. Ben sağını solunu açan bir kadınım ama o tarz beraberlik mümkün değil.”

– Ama nişanlanınca beraber oluyorsunuz?..

– “Aaa, aynı evi paylaşmıyoruz ki. Kızım evleneceğim adam olarak biliyor, sonra ayrılmış oluyoruz.”

– Ya evlilik dışı doğan çocuklar için ne diyorsunuz?

– “Yazık çok yazık, çocuğun hakkı analı, babalı büyümektir. Kadınlar sırf analık duygusunu tatmin etmek için bu günaha girmemelidir.”

– Diyelim ki, bir erkekten çok hoşlandınız, o da geceyi sizinle geçirmek istedi. Siz de ister misiniz?

– “Ah ah keşke anlattığınız tarzda aşık olsam. Aşk aynı ağaçtan kopardığım değişik meyvalardır, her kopardığımı yiyemem. Onun için de o anlattığınız olayı yaşayamam.”

– İçkiyi sever misiniz?

– “İçkiyi çok severim, kadehler benim arkadaşım, sigara da öyle. Evliyken en nefret ettiğim olaydı, boşanınca elimden düşmez oldu. Erkeksizliğimi alkol ve sigarayla yeniyorum.”

– İlk öpüştüğünüz kişi, ilk yattığınız erkek, ilk aşkınız kimlerdi?

– “Beni ilk kez onüç yaşımdayken bir dostumuzun ogğlu öptü. Ödüm kopmuştu, saatlerce ağladım. İlk aşkım ve ilk yattığım erkekse ayrıldığım kocamdır.”

– Evliliğiniz sırasında eşinizden hiç dayak yediniz mi?

– “İlk ve son kez bir kere. Ama haklıydı. Bir kız arkadaşım nişanlısından ayrılmış yanına iki erkek arkadaşını da alıp kulüp kulüp gezmiştik. Ben de gittim. Eve gelince kocam elinde bir sopa ile bekliyordu, temiz bir dayak yedim ama sonra barıştık. Haklı yere dayak atmak veya haksızken dayak vemek sapıklık değildir.”

– Hangi ilişkiler size sapıkça gelir?

– “Kadın ve erkek arasında geçen her tür ilişkinin zevki vardır ve doğaldır. Ama eşcinsellik sapıkça gelir, pis bir olay. Hiçbir zaman eşcinsel insanla ne kadınıyla ne erkeğiyle arkadaş bile olmamışımdır. Bu arada herkesin sapıkça gördüğü sübyancılık ise bana oldukça doğal geliyor, uyum olduktan sonra yaş farkı kendiliğinden erir gider.”

– Mastürbasyon hakkında ne düşünüyorsunuz? Kötü olduğu düşüncesi toplumda bir hayli yaygın.

– “Mastürbasyonun kötülüğü yaygınlaşmıyor, yapanlar yaygınlaşıyor. Kötüleyen nice ağız evinde gizlice bunu yapıyordur. Kimi kadın vardır erkeğini doruğa ulaştırır ama kendisi yarım kalır, onun kendini rahatlatmasından doğal ne olabilir. Yalnız bir kadın mastürbasyon yapmaya mecburdur, ben yalnızım ve yapıyorum doğrusu. İnkar etmek daha büyük ayıp.”

– Her kadında zaman zaman sevicilik fantezileri vardır derler, bu görüşe katılıyor musunuz?

– “Ne münasebet, kendimde hiçbir zaman böyle birşey hissetmedim, hissedenle de beraber olmadım. Ben erkeği titizlikle seçerken, kadını erkek gibi görebilir miyim hiç?”

– Bize erkeği tanımlar mısınız?

– “Ben anaerkil bir aileden gelmekle birlikte erkeğin üstünlüğüne inanırım, erkek evin reisidir. Ben erkeğimin ricalarını emir olarak kabul ederim. Bana göre kadın kadınlığını, erkek erkekliğini yerine getirebilir bir ilişkiye girmelidir.”

-Bu erkeği nasıl seçersiniz?

– “Benim erkeğim ilk görünüşte gözleri ile beni etkilemeli. Kuzguni siyah saçlar, koyu renk gözler ve uzun boy beni etkiler. Böyle bir tiple beraber olduktan sonra ruhunu da beğenirsem, sanatımdan da anlıyorsa işte o benim erkeğimdir.”

– Bu ilişkide ten uyuşmazlığınız doğarsa ne olur?

– “Aaaa o zaman anında biter. Berrin aynen kaçar hah ha…”

– Toplumumuzda kadının seks özgürlüğü olduğuna inanıyor musunuz?

– “En fazla evli kadında var, istediği haltı yiyor hissettirmiyor. Genç kızlarımız da saman altından az su yürütmüyorlar hani. Ama dul kadının özgürlüğü yok, sürekli baskı altında. Kaldı ki bir de çocuğu varsa o zaman kendisini baskı altına zaten kendisi alıyor.”

– Sizin genç kızlığınız baskı altında geçmiş, peki siz kızınıza nasıl davranacaksınız?

– “Kendisi bilir, onun kişiliğini yönetemem. Onüç yaşında kadın olmak istese bile karışmam, zaten zaman öyle bir değişiyor ki.”

– Dulluğu pek sevmediğinize göre, tekrar evlenmeyi düşünüyor musunuz?

– “Ah nerede evleneceğim erkek, o erkeğe hiç rastlamadım ki…”

– Derler ki, dul bir insanın ikinci evliliği daha sağlam olurmuş…

– “Aaa tabii şekerim, deneyimliyim artık. Seçerken de, beraberken de dikkat ederim. Ama dedim ya hani o erkek?”

– Diyelim ki, buldunuz. Sizden ayrıyken sizi nasıl düşlemesini istersiniz?

– “Erkeğine göre değişirim. Kimisi beni seksi, kimisi geveze hatırlar. Kimisinin aklında tablolarım kalır, kimisinde yatağım. Ama sanırım hepsi de iyi hatırlar. Bu da bana yetiyor, başka birşey istemem.”

– Sizce erkeğini yücelten kadın mıdır?

– “Iıh, o erkeğine bağlı. Sorunlarını anlatmayan erkek hayat boyu başarısız olmaya mahkumdur, aklı başında bir erkek akıllı bir kadın seçer ve onun desteğini görüp yücelebilir. Sorunlarını halleden çiftler yataktan da çok mutlu olur, düşünün ucu nerelere varıyor.”

– Geneleve giden erkekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

– “Kadına doymayan erkekler gider. Boşalmak ve kanıtlamak onların vazgeçemediği tutkudur, ama orada bile şefkat ararlar. Paralarıyla mutlu olsalar da acizlikleri ortaya çıkıyor. Giden bir erkeği yatağımda istemem doğrusu.”

– Geneleve karşısınız, peki genelevdeki kadınlar için ne diyorsunuz?

– “Yok sendikaymış, yok sigortaymış bir sürü hak arıyorlar. Olur mu canım, namus bu kadar düşer mi? Kış geldi daha sezonluk alışverişimi yapmadım, fahişe olsaydım yapardım. Para için kendini satan insanlar normal insanların şanlarından yararlanmaya kalkıyor olmaz ki!”

– Ama istemeden düşenler de var.

– “Yok canım olur mu? Mutluluk bir akıl yoludur, bunlar akılsız insanlar. Sırf para ve mal sahibi olmak için bu yola düşüyorlar. Aptallıklarından yani. En masumunun içinde bilo bu kıvılcımlar olduğu için o evde çalışıyordur.”

– Berrin hanım sizin biraz zamanınızı aldık galiba…

– “Doğru valla, sahi sormadığınız bir soru var, ben söyleyeyim mi?”

– Buyrun…

– “Bana hiç sormadınız sanat yaşamınız nasıl gidiyor diye? Tam beş sergi açtım, altıncısını da Paris’te önümüzdeki ay açıyorum. Bunu neye borçluyum biliyor musunuz? Fırçama, hayal dünyama ve çıplaklığıma. Seksin olmadığı yerde ressamlığım bile hiçdi. Şimdiyse en büyüklerini tanıyorum. Herkes de beni…”

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.com/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-17-sayisi/)

07.01.2018 20:40

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorum Yaz

Yorumlar